Embed

YARALANMA VE TEDAVİSİ…

 

Eminim hepiniz yaşarken bir iki defa olsa dahi yaralanmışsınızdır.Düşünce, bi cisim çarpınca, mutfakta bıçak kesince yada ateşli silahlarla…

Yaranın büyüğü – küçüğü yada risklisi risksizi olmaz.Her türü enfeksiyon tehlikesi taşır.Yani mikrop kapma

Bazan da kanda trombosit eksikliği olması durumunda küçücük bi kesikte bile kan kaybı hayati tehlike yaratabiliyor.Mümkün olduğunca “yaradır ne var ki kapanır gider” dememek lazım.

Çünkü büyüklüğüne bakılmaksızın iyi bakılmaz ise bunun,

enfeksiyonu var; çevresini baticon (tentürdiot) yada fujidin krem ile bariyerlemek lazım,

trombosit eksikliği var ise kan kaybından hayati riski var en yakın tıbbi kuruma başvurmak lazım

yara derin ise ciltte leke yada şekil bozukluğu bırakma ihtimali var, gerekirse estetik dikiş attırmak lazım

daha bi çok örnek türetilebilir.

Kısacası açık yaralar tehlikelidir.Bi çoğumuz bu gibi şeyleri bilmesine karşın bende dahil umursamadan kendi kendine iyileşmesini beklemek gibi gaflette bulunuyoruz….

Yukarıda örnek olarak saymadığım ama diğerlerinden irice bir farkı olan bir yara türü daha var.Bu yarayı diğerlerinden ayıran en radikal özellik tedavi edilememesidir.Dikkat edilse bile dışarıdan enfeksiyon kapmasına gerek yoktur.Çünkü ters mantıkla işler.

Yara oluşmadan önce ilk gelişen enfeksiyondur.Zaten bu yaranın adı iç enfeksiyondur.

Enfeksiyon başlar ve sonrasında çok yavaş ilerler.Yaranın oluştuğunu fark etmek neredeyse imkansızdır.İlaç yada başkaca tıbbı müdahele ekipmanı öncesinde yada sonrasında çare olmaz.

Bağışıklık sistemini güçlü tutarak oluşabilecek komplikasyon yada enfeksiyonlara karşı alınan önlemler bu yaraya hava civa gelir.

Umursamaz bile, güler geçer adeta.

“Hele biraz daha büyüyeyim ben o zaman sana sorarım hesabını” edası ile büyür.

Haksızlık etmek istemem.Hep kötü bi yaraymış gibi anlattığımı düşünmenizi de istemem.Tabi ki iyi yönleri de yok değil.Mesela enfeksiyon halinden büyüyünceye kadar geçen sürede her ne kadar gizli büyüse de garip bir heyecan ve iç huzur verir.Adeta ayaklarınız yerden kesilir.Kanınız çekilir.Göz yaşlarınıza hakim olamazsınız.Aşırı duygusal olursunuz.Hiç gülümsemediğiniz kadar gülümsersiniz.

Ama sebebi ne hiç bilemezsiniz.Çünkü gizli!

eeee enfeksiyon kardeş o kadar mesai yaptı büyümesi gerekir değil mi?

Bu beden sadece sana ait değil ki!

Artık bi ortakta yatırım yapan iç yara enfeksiyonu; gizli sözleşmesi var.İnkar edemezsin.

Hele bi inkar et hele bi dene

İşte o zaman nefesin kesilir

Gözlerinden yaş gelir

vücudunun her yanı sızlamaya başlar…

Sinir nöbetleri benzeri ağlama krizlerine tutulursun,

Canın yanar çare bulamazsın.Kanser gibi sarmış dolayısı ile artık deşifre olmuştur.

Bedeninin yeni efendisi odur.

Sana BİAT etmek düşer.Zaten başka şansında yoktur.

Artık onunla beraber yaşamak zorundasın.İyi bakmaklısın ona

Dikkat etmelisin

Romatizması olan insanların kendisini rüzgardan yelden koruduğu gibi korumalısın

Korumazsan sızı başlar.Bedenin yanar kavrulur.Dudakların, dilin, damağın kurur istersen damacanalara abone ol nafile…

Her hatrına geldiğinde yaran sızlar ve derman olamaz hiç bir meşgale…

Aman siz siz olun dikkat edin.

İç yara edinmeyin,

Edinseniz bile yemeden içmeden kesilmeyin.Çünkü bu enfeksiyon yarasının en sevdiği şeyler

Yemeden içmeden kesilmiş

ve kanında alkol ve sigara dolaşan insanlar.Hükmetmesi iki kat artar.

Sahi ben size söylemedim değil mi?

Neyi mi?

Tabi ki bu yaranın halk arasındaki adını.Söyleyeyim

GÖNÜL YARASI…

Tüm karşılıksız sevenlere selam olsun..

Saygılar sevgiler sizlerle olsun…

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!